Geç kaldım yazmakta ama olsun, bir dahaki yaza artık :)
Kulakları çınlasın, Semoş Teyze yapardı her yaz sonu; annem de yapar... Sırf kahve yanında bunu içmek için bize gelen arkadaşlarım bile var bkz. Serra :)
Malzemeleri proporsiyonel olaral arttırabilirsiniz, ben en minimum malzeme ile tarif edeceğim.
Malzemeler:
1/2 kg taze vişne
1 lt vodka (mümkün olan en iyisi)
3 - 4 çubuk tarçın
Turşu kavanozu :)
Hazırlanışı:
Kavanozun dibine yıkanmış, kurutulmuş vişneleri dizin (çekirdeklerini SAKIN ayıklamayın)
Üzerini geçecek kadar vodka ve çubuk tarçınları kavanoza atın.
Kavanozu sıkıca kapatıp karanlık bir yerde en az 2 ay unutun!
Sunum:
2 ayın sonunda shot ya da likör bardaklarında kahvenin yanında ikram edin.
Vişnelere de üzülmeyin, onları da kevgirden geçirip enn sevdiklerinize ikram edin, en lezzetli kısmı ne de olsa :)
30 Ekim 2010 Cumartesi
SALATAYA SOS!
"Ne kadar zor olabilir ki, ben zaten salata sosunu hep böyle yaparım!" demeyin, bilmeyenler var...
3 - 4 diş dövülmüş sarımsak, sızma zeytinyağı, 1 çorba kaşığı nar ekşisi ve tuzu karıştırıp, roka, kıvırcık ve ya atomun üzerine dökün, emin olun sadece limon / sirke ve yağ döküp servis ettiğiniz bir salataya alacağınız tepkiden çok farklı tepkiler alacaksınız. Balzamik sirke, sarımsak ve sızma karışımı da aynı şekilde ama bu durumda nar ekşisiz... Sarımsak antisosyal bir sebze ama içine girdiği herşeyi ne kadar mükemmel yaptığı da bir gerçek :)
3 - 4 diş dövülmüş sarımsak, sızma zeytinyağı, 1 çorba kaşığı nar ekşisi ve tuzu karıştırıp, roka, kıvırcık ve ya atomun üzerine dökün, emin olun sadece limon / sirke ve yağ döküp servis ettiğiniz bir salataya alacağınız tepkiden çok farklı tepkiler alacaksınız. Balzamik sirke, sarımsak ve sızma karışımı da aynı şekilde ama bu durumda nar ekşisiz... Sarımsak antisosyal bir sebze ama içine girdiği herşeyi ne kadar mükemmel yaptığı da bir gerçek :)
Etiketler:
salata sosu,
sarımsaklı salata sosu
SEBZE ÇORBASI
Bu mevsime daha çok yakışan bir çorba olabilir mi? Ve de bu kadar kolay ve faydalı? Yapınız, içiniz, içiriniz!
Malzemeler (5-6 kişilik):
1 tavuk budu ve hatta kemikleri
1 minik kereviz
1 havuç
10 yaprak ıspanak
1 sap pırasa
1 küçük patates
3-4 tutam arpa şehriye
1 tatlı kaşığı tereyağı
Tuz
Hazırlanışı:
Tavuk budu (derisiyle beraber) ve kemikleri su ve tuz ile pişene kadar kaynatın. Burada amaç tavuk suyu elde etmek.
Tüm sebzeleri rondodan geçirin.
Bir tencerede kızdırdığınız yağda sebzeleri soteleyin; içinde patates olduğundan nişastasını bırakıp tencereye yapışmaya meyledecektir, karıştırın, patates çorbaya kıvam vermesi açısından önemlidir.
Sote sebzelerin üzerine tavuk suyunu ilave edip pişmeye bırakın.
10 dk sonra şehriyeleri ve bir bardak kadar daha sıcak suyu ilave edin; ve tabii tuz da.
Dilerseniz tavuk etlerini derisinden ayırıp, incecik kıydıktan sonra çorbaya ilave edin ya da kediye verin :) Kediniz varsa, haşlanma esnasında mutfakta bekliyordur nasılsa :))
Şehriyelerin dişe gelmesiyle birlikte çorba da pişmiş demektir.
Gerekli olmamakla beraber biraz karabiber de yakışır...
Malzemeler (5-6 kişilik):
1 tavuk budu ve hatta kemikleri
1 minik kereviz
1 havuç
10 yaprak ıspanak
1 sap pırasa
1 küçük patates
3-4 tutam arpa şehriye
1 tatlı kaşığı tereyağı
Tuz
Hazırlanışı:
Tavuk budu (derisiyle beraber) ve kemikleri su ve tuz ile pişene kadar kaynatın. Burada amaç tavuk suyu elde etmek.
Tüm sebzeleri rondodan geçirin.
Bir tencerede kızdırdığınız yağda sebzeleri soteleyin; içinde patates olduğundan nişastasını bırakıp tencereye yapışmaya meyledecektir, karıştırın, patates çorbaya kıvam vermesi açısından önemlidir.
Sote sebzelerin üzerine tavuk suyunu ilave edip pişmeye bırakın.
10 dk sonra şehriyeleri ve bir bardak kadar daha sıcak suyu ilave edin; ve tabii tuz da.
Dilerseniz tavuk etlerini derisinden ayırıp, incecik kıydıktan sonra çorbaya ilave edin ya da kediye verin :) Kediniz varsa, haşlanma esnasında mutfakta bekliyordur nasılsa :))
Şehriyelerin dişe gelmesiyle birlikte çorba da pişmiş demektir.
Gerekli olmamakla beraber biraz karabiber de yakışır...
LASAGNA BOLOGNESE (BİLDİĞİMİZ LAZANYA :))
O kadar sık duyar oldum ki evli arkadaşlarımın "bu akşam ne pişirsek?" dediklerini... Zor, tahmin edebiliyorum... Biz kanaatkar kadınlar, bir gece önceden kalanları ısıtıp yiyebilecekken, erkekler dünkü yemeğe itibar etmiyor maalesef... Hafta sonu vakti olup, deep freeze'e yemek atmak isteyenlere biraz eziyetli de olsa leziz bir tarif, yanına bir salatayla misafir bile ağırlanır ;)
Malzemeler (4 kişi rahat doyar):
12 - 15 yaprak lazanya (Barilla mümkünse, yoklukta Pasta Villa da olur)
400 gr kıyma
1 soğan
1 iri havuç
3 diş sarımsak
3 diş karanfil
2 domates rendesi
Kereviz sapı ( 3 sap yeter de artar)
1 tatlı kaşığı biber salçası
Riviera
Tuz, şeker
Beşamel için:
Tereyağı
Riviera
Un
Süt
Karabiber
Üzeri için rende kaşar ya da ne peynir varsa :)
Hazırlanışı:
Küp soğanları, 3 yemek kaşığı rivierada soteleyin. Hafif yumuşamaya başlayınca kıymayı ilave edin. Kıymanın rengi dönmeye başladığında rondoda çektiğiniz havucu ve sarımsağı ilave edin ve kavurmaya devam edin. Tuz, karanfil, 1 çay kaşığı şeker ve biber saçası ile 1 dk kavurduktan sonra rende domatesi ve ince kıyılmış kereviz yapraklarını ilave edin, ateşi kısın ve kapağı kapatıp pişmeye bırakın.
Beşamel sosa başlayın:
1 çorba kaşığı tereyağı, 2 - 3 çorba kaşığı rivierayı kızdırıp 3 çorba kaşığı unu ilave edin; un hafif kavrulunca yaklaşık 750 ml "soğuk" sütü ilave edin ve muhallebi pişirir gibi karıştırarak pişirin. Beşamel sos koyulaşmaya yakın tuz ve karabiber ilave edin. Beşamel sosunuz normale göre daha sıvı olmalı zira artık lazanyalar eskisi gibi haşlanmıyorlar, kutudan çıktığı gibi tepsiye diziliyorlar o kaskatı halleriyle ve sanıyorsunuz ki hiç yumuşamayacaklar, oysa enfes oluyorlar :) Ben işi garantiye almak ve sosu daha sıvı hale getirmek için, ocaktan aldıktan sonra biraz çırpıyorum mixer ile.
Bütün malzemeler hazır...
Dikdörtgen ve ya kare bir tepsinin dibine beşamel sostan az bir miktar dökün - tepsi yağlar gibi - Üzerine paketten çıktığı haliyle lazanyaları dizin. Üzerine bir miktar kıymalı iç ve bir miktar beşamel sos. Bu malzemelerle yaklaşık 5 kat olana kadar aynı şekilde dizmeye devam edin. En üstte bir kat lazanya ve onun üzerinde beşamel sos kalacak. Bunların üzerine de rende peynir ilave edin. O makarnalar hala yumuşamayacak gibi gözüküyor değil mi? :) Yarım saat sabredip fırına verin (180 derece iyidir). Ya da tam soğuyunca dondurucunuza atın. Piştiğini peynirlerin altın renginden anlayacaksınız. Afiyet olsun ;)
Malzemeler (4 kişi rahat doyar):
12 - 15 yaprak lazanya (Barilla mümkünse, yoklukta Pasta Villa da olur)
400 gr kıyma
1 soğan
1 iri havuç
3 diş sarımsak
3 diş karanfil
2 domates rendesi
Kereviz sapı ( 3 sap yeter de artar)
1 tatlı kaşığı biber salçası
Riviera
Tuz, şeker
Beşamel için:
Tereyağı
Riviera
Un
Süt
Karabiber
Üzeri için rende kaşar ya da ne peynir varsa :)
Hazırlanışı:
Küp soğanları, 3 yemek kaşığı rivierada soteleyin. Hafif yumuşamaya başlayınca kıymayı ilave edin. Kıymanın rengi dönmeye başladığında rondoda çektiğiniz havucu ve sarımsağı ilave edin ve kavurmaya devam edin. Tuz, karanfil, 1 çay kaşığı şeker ve biber saçası ile 1 dk kavurduktan sonra rende domatesi ve ince kıyılmış kereviz yapraklarını ilave edin, ateşi kısın ve kapağı kapatıp pişmeye bırakın.
Beşamel sosa başlayın:
1 çorba kaşığı tereyağı, 2 - 3 çorba kaşığı rivierayı kızdırıp 3 çorba kaşığı unu ilave edin; un hafif kavrulunca yaklaşık 750 ml "soğuk" sütü ilave edin ve muhallebi pişirir gibi karıştırarak pişirin. Beşamel sos koyulaşmaya yakın tuz ve karabiber ilave edin. Beşamel sosunuz normale göre daha sıvı olmalı zira artık lazanyalar eskisi gibi haşlanmıyorlar, kutudan çıktığı gibi tepsiye diziliyorlar o kaskatı halleriyle ve sanıyorsunuz ki hiç yumuşamayacaklar, oysa enfes oluyorlar :) Ben işi garantiye almak ve sosu daha sıvı hale getirmek için, ocaktan aldıktan sonra biraz çırpıyorum mixer ile.
Bütün malzemeler hazır...
Dikdörtgen ve ya kare bir tepsinin dibine beşamel sostan az bir miktar dökün - tepsi yağlar gibi - Üzerine paketten çıktığı haliyle lazanyaları dizin. Üzerine bir miktar kıymalı iç ve bir miktar beşamel sos. Bu malzemelerle yaklaşık 5 kat olana kadar aynı şekilde dizmeye devam edin. En üstte bir kat lazanya ve onun üzerinde beşamel sos kalacak. Bunların üzerine de rende peynir ilave edin. O makarnalar hala yumuşamayacak gibi gözüküyor değil mi? :) Yarım saat sabredip fırına verin (180 derece iyidir). Ya da tam soğuyunca dondurucunuza atın. Piştiğini peynirlerin altın renginden anlayacaksınız. Afiyet olsun ;)
Etiketler:
Barilla,
lazanya,
Pasta Villa
28 Ekim 2010 Perşembe
MARGARİNİ HAYATIMIZDAN ÇIKARTSAK DİYORUM!
Bir yemeğin başına gelebilecek en kötü şey herhalde, margarin... Doymuş/doymamış yağ hikayesi, kalorisi azaltılmış/azaltılmamış çeşidi, zeytinyağlısı...vs diye kandırmayalım kendimizi, kötü işte... Vücuda verdiği zarar da değil derdim, korkunç kokusu ve lezzeti! Mis gibi tereyağının, dünyanın en güzel zeytinyağlarının üretildiği bir ülkede margarinle yemek yapmak ayıp değil mi? Ben kimlere zeytinyağlı sıcak yemek yedirmiş insanım, sokmayın mutfağınıza kuzum :)
DOLMA YAPMAKTAN KORKMAYIN :)
Yeşil biber, sarı biber, kırmızı biber, kabak, domates gibi tüm sebzelerden yapacağınız dolmalar için süper pratik bir iç... Gurbette olan, yalnız yaşayan ve henüz sevgili yapmış olan kuzularım, buyurunuz efem :)
Not: Bu ölçüden yaklaşık 13 - 15 dolma çıkıyor.
Malzemeler (tamamı çiğden karıştırılacak)
300 gram yağsız dana kıyma
1 küçük çay bardağı baldo pirinç (Jasmine falan kullanıp fantazi yapmayın)
10-12 sap ince kıyılmış taze soğan
1 demet ince kıyılmış maydanoz (çok gibi geliyor kulağa ama değil) -kabak dolduracaksanız bolca dereotu -
1 çorba kaşığı biber salçası
1 iri domates rendesi
1 çorba kaşığı tereyağı (oda sıcaklığında)
2-3 çorba kaşığı Riviera zeytinyağı
Tuz
Sos için:
Tereyağı, Riviera zeytinyağı, salça ve 1 domates rendesi (yukarıdaki malzemelere ilave olarak)
Hazırlanışı:
Tüm malzemeleri köfte yoğurur gibi iyice karıştırın.
Biber, domates, kabağı bu malzeme ile silme doldurun.
Tencerede tereyağı ve zeytinyağını kızdırın, içine salça ve domatesi ilave edip soteleyin. Bu sosun üzerine dolmaları, açık ağızları birbirine bakacak şekilde dizin. Bir çay bardağı sıcak suyu ilave edip kapağını kapatın ve kısık ateşte pişmeye bırakın. Pirinçler şişip, sebzeler yumuşadığında ocağı kapatabilirsiniz.
Not: Bu ölçüden yaklaşık 13 - 15 dolma çıkıyor.
Malzemeler (tamamı çiğden karıştırılacak)
300 gram yağsız dana kıyma
1 küçük çay bardağı baldo pirinç (Jasmine falan kullanıp fantazi yapmayın)
10-12 sap ince kıyılmış taze soğan
1 demet ince kıyılmış maydanoz (çok gibi geliyor kulağa ama değil) -kabak dolduracaksanız bolca dereotu -
1 çorba kaşığı biber salçası
1 iri domates rendesi
1 çorba kaşığı tereyağı (oda sıcaklığında)
2-3 çorba kaşığı Riviera zeytinyağı
Tuz
Sos için:
Tereyağı, Riviera zeytinyağı, salça ve 1 domates rendesi (yukarıdaki malzemelere ilave olarak)
Hazırlanışı:
Tüm malzemeleri köfte yoğurur gibi iyice karıştırın.
Biber, domates, kabağı bu malzeme ile silme doldurun.
Tencerede tereyağı ve zeytinyağını kızdırın, içine salça ve domatesi ilave edip soteleyin. Bu sosun üzerine dolmaları, açık ağızları birbirine bakacak şekilde dizin. Bir çay bardağı sıcak suyu ilave edip kapağını kapatın ve kısık ateşte pişmeye bırakın. Pirinçler şişip, sebzeler yumuşadığında ocağı kapatabilirsiniz.
Etiketler:
biber dolması,
dolma,
domates dolması,
kabak dolması
PATATESLİ KEK / EKMEK (AYSUN & NİLÜ'DEN)
Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
3 orta boy patates (haşlanıp küp doğranmış)
3 ince sap pırasa (ince kıyılmış)
Dereotu & maydanoz (sevdiğiniz kadar)
Tuz, karabiber, 1 tutam kuru nane
Aldığı kadar un (ve ya Sade KekUn karışımı)
Kabartma tozu
Üzeri için bol susam
Hazırlanışı:
Yumurtalardan 2 tanesini tam, birinin sadece beyazını (sarısı kekin üzeri için saklanacak), yoğurt ve sıvı yağ ile homojen bir karışım elde edene kadar mikser ile çırpın. Unu kabartma tozu ile birlikte eleyerek karışıma ilave edin (Kekun kullanacaksanız kabartma tozuna gerek olmayacak). Karışım kek kıvamına gelince tüm sebzeleri, ince kıyılmış maydanoz, dereotu, tuz, karabiber ve naneyi ilave edin. Şekil için kek kalıbı ve ya 30 cm çapında bir tepsi kullanabilirsiniz -ben tepsiye pişirme kağıdı yayıp keki üzerine dökmeyi tercih ediyorum-
Kek karışımının üzerine ayırdığımız yumurta sarısını bir fırça yardımı ile sürüp üzerini kaplayacak şekilde susam serpin. 170 derece fırında üzeri iyice kızarana kadar pişirin. Fırından çıkardıktan sonra karelere bölüp servis edebilirsiniz. Yemek öncesi zeytinyağı ile aperitif olarak servis edebileceğiniz bir ekmek ve ya beş çayının tuzlu ikramı olabilir. Bon appétit!
3 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
3 orta boy patates (haşlanıp küp doğranmış)
3 ince sap pırasa (ince kıyılmış)
Dereotu & maydanoz (sevdiğiniz kadar)
Tuz, karabiber, 1 tutam kuru nane
Aldığı kadar un (ve ya Sade KekUn karışımı)
Kabartma tozu
Üzeri için bol susam
Hazırlanışı:
Yumurtalardan 2 tanesini tam, birinin sadece beyazını (sarısı kekin üzeri için saklanacak), yoğurt ve sıvı yağ ile homojen bir karışım elde edene kadar mikser ile çırpın. Unu kabartma tozu ile birlikte eleyerek karışıma ilave edin (Kekun kullanacaksanız kabartma tozuna gerek olmayacak). Karışım kek kıvamına gelince tüm sebzeleri, ince kıyılmış maydanoz, dereotu, tuz, karabiber ve naneyi ilave edin. Şekil için kek kalıbı ve ya 30 cm çapında bir tepsi kullanabilirsiniz -ben tepsiye pişirme kağıdı yayıp keki üzerine dökmeyi tercih ediyorum-
Kek karışımının üzerine ayırdığımız yumurta sarısını bir fırça yardımı ile sürüp üzerini kaplayacak şekilde susam serpin. 170 derece fırında üzeri iyice kızarana kadar pişirin. Fırından çıkardıktan sonra karelere bölüp servis edebilirsiniz. Yemek öncesi zeytinyağı ile aperitif olarak servis edebileceğiniz bir ekmek ve ya beş çayının tuzlu ikramı olabilir. Bon appétit!
Etiketler:
patates,
patatesli ekmek,
patatesli kek
18 Ekim 2010 Pazartesi
ÇENGELKÖY AYRANI
Geçenlerde Kanyon'daki Sosa'ya gittim. Beraber gittiğim arkadaşım, mönüdeki Çengelköy ayranından sipariş etti ve bana da tatmam için ısrar etti. Tek kelimeyle enfesti. Tabii haftasonu mutfağa girildi ve aynısından yapılıp evdekilere tattırıldı. Buradan buyrun...
Yoğurt, su ve tuz koyu bir ayran kıvamına gelirken blenderın içine birkaç salatalık ve birkaç tutam nane atılıyor, hazır olan ayranı tel süzgeçten geçirip servis ediyorsunuz, bu kadar kolay. Yaz mevsiminde -taze nane yaprağıyla süslü olarak - limonataya alternatif, şık ve sağlıklı bir ikram...
Yoğurt, su ve tuz koyu bir ayran kıvamına gelirken blenderın içine birkaç salatalık ve birkaç tutam nane atılıyor, hazır olan ayranı tel süzgeçten geçirip servis ediyorsunuz, bu kadar kolay. Yaz mevsiminde -taze nane yaprağıyla süslü olarak - limonataya alternatif, şık ve sağlıklı bir ikram...
Etiketler:
ayran,
Çengelköy ayranı,
Kanyon,
Sosa
3 Haziran 2010 Perşembe
Ev yapımı Donutlarım, Çikolatalı Cupcakelerim, enfes zeytinyağlılarım var...
...var ama yazmaya vaktim yok, vakitten de öte hevesim, isteğim, yaşama sevincim yok galiba bu aralar... Terapi amaçlı bir sürü denemem, hepsinin de fotoğrafları (bile) var aslında... yaz zeytinyağlılarında master's degree, Ayhan Sicimoğlu usulü ev limonatasında doktora yaptım bu uzun arada :) bu haftasonu kendimi eve kapatıp toparlayayım buraları değil mi?
Etiketler:
Ayhan Sicimoğlu,
ev limonatası,
zeytinyağlı
26 Nisan 2010 Pazartesi
SÜSLÜ YAZ
Bu ara çok fazla moda blogu okuyorum. Yemek yapmanın yanında keyfimi yerine getiren şeylerden biri de güzel kıyafetler, ayakkabılar ve aksesuarlar; hatta bu ara yemek yapmaktan bile fazla keyif veriyor diyebilirim. Bu yaz enteresan bir yaz olacak benim için. Uzun yıllardır cesaret edip giyemediğim pek çok parçayı bu yaz mecburen giyeceğim. Göğüs altında biten kalem etekler, şalvarlar, bol ve baskılı t-shirtler... Bu yaz çatal görmeyeceğiz kısaca :))
Bu yaz en sevdiğim trend farklı desenleri birbiri ile kombinlemek olacak gibi duruyor. Geçen yaz doyamadığım jelly ayakkabılarıma -Melissa Austria - belki renkli jelly babetler eklerim. Bir tane de Pioki çanta istiyorum ama bu yaşta tuhaf mı olur diye de düşünüyorum bir yandan. Dantel bu sene de var ve ben şahane bir etek beğendim bile.
Asla ve asla yapmayacağım şey ise tahta topuklu sabo giymek herhalde ama büyük konuşmuyorum yine de :)
Bu arada Bilstore ve Twist'teki herşeyin benim olmasını istiyorum!
Bu yaz en sevdiğim trend farklı desenleri birbiri ile kombinlemek olacak gibi duruyor. Geçen yaz doyamadığım jelly ayakkabılarıma -Melissa Austria - belki renkli jelly babetler eklerim. Bir tane de Pioki çanta istiyorum ama bu yaşta tuhaf mı olur diye de düşünüyorum bir yandan. Dantel bu sene de var ve ben şahane bir etek beğendim bile.
Asla ve asla yapmayacağım şey ise tahta topuklu sabo giymek herhalde ama büyük konuşmuyorum yine de :)
Bu arada Bilstore ve Twist'teki herşeyin benim olmasını istiyorum!
Etiketler:
Bilstore,
kalem etek,
Melissa Austria,
Pioki Angel,
Twist
15 Nisan 2010 Perşembe
Eve bahar gelmiş! :))
Soru: Eve bahar geldiği nereden anlaşılır?
Cevap: Akşam eve geldiğinde çilek reçeli kaynatılmıştır. Evin en küçük hücreleri bile çilek kokar, işte oradan :))
Cevap: Akşam eve geldiğinde çilek reçeli kaynatılmıştır. Evin en küçük hücreleri bile çilek kokar, işte oradan :))
Döndüm...
Döndüm Paris'ten, pek keyifsizdi bu sefer, ben ya çok sevdiklerimle olmalıyım orada ya da tek başıma... Böyle yarı iş yarı dert gidilmiyormuş yani gidilmemeliymiş. Neyse döndüm işte... Bol düşünmeli bir seyahatti, "kendimi seveyim" dedim bir kez daha, inatçı ve obsesif değil, sadece şahsiyetli olduğum için gurur duydum kendimle... Ejderha Dövmeli Kız'ı okumaya başladım, gerçekten de, dedikleri gibi, bitirmek için 2 gün bir otel odasına kapanmak lazım...
Yeme-içme yazıyordum değil mi ben buraya? İnsanın keyfi olmayınca iştahı da olmuyor, yani ben üzüntüsünü/sıkıntısını yemekten çıkaranlardan değilim. Pino'da carpaccio yedim ama pizza yiyemedim, Diep'te rice noodle yedim sadece ve sadece, macaron yalan oldu... Çarşamba öğle yemeğinde de lunch box ikram edildi ama itiraf ediyorum hayatımda hiç böyle bir lunch box görmemiştim, resim çekemedim, utandım doğal olarak :) Benim yediğimde karides ve buğdaylı bulgur pilavı, avokado soslu domatesli enteresan ama süper leziz bir zeytinyağlı, peynir tabağı, 2 çeşit ekmek ve meyve salatası vardı. Bir de ana yemeğin ördek olduğu versiyon vardı ki ben ördeği her yerde yiyemediğim için tercih etmedim. Enfes bir kırmızı şarap ikram ettiler ki öğlenin o saatinde pek de güzel geldi. Hava güzeldi neyse ki, güneşe yürüdüm bol bol...
Yeme-içme yazıyordum değil mi ben buraya? İnsanın keyfi olmayınca iştahı da olmuyor, yani ben üzüntüsünü/sıkıntısını yemekten çıkaranlardan değilim. Pino'da carpaccio yedim ama pizza yiyemedim, Diep'te rice noodle yedim sadece ve sadece, macaron yalan oldu... Çarşamba öğle yemeğinde de lunch box ikram edildi ama itiraf ediyorum hayatımda hiç böyle bir lunch box görmemiştim, resim çekemedim, utandım doğal olarak :) Benim yediğimde karides ve buğdaylı bulgur pilavı, avokado soslu domatesli enteresan ama süper leziz bir zeytinyağlı, peynir tabağı, 2 çeşit ekmek ve meyve salatası vardı. Bir de ana yemeğin ördek olduğu versiyon vardı ki ben ördeği her yerde yiyemediğim için tercih etmedim. Enfes bir kırmızı şarap ikram ettiler ki öğlenin o saatinde pek de güzel geldi. Hava güzeldi neyse ki, güneşe yürüdüm bol bol...
9 Nisan 2010 Cuma
7 Nisan 2010 Çarşamba
PARIS! Oh la la :))
Haftaya Paris'e gideceğimi dün hatırladım :) Ve hatta 13 müydü 14 müydü diye düşündüm durdum, sabah ilk iş biletime baktım, 13'ünde gidiyormuşum. Sadece 1 gece kalacağım ama 13'ü tüm gün benim, 14'ünde ise tüm gün toplantı... Alışveriş yapmayacağım, yani kendini kaybetmece yok bu sefer ve fakat "yaşasın yemek yemek!" diyerek atacağım kendimi sokaklara. Maalesef sadece 1 öğle ve 1 akşam yemeğinde özgürüm, keşke bir akşamüstüm daha olsaydı :(
13 öğle yemeğini eğer Champs Elysées'ye gidersem Pizza Pino'da yerim herhalde; önden bir carpaccio, arkadan 4 peynirli pizza, küçük kırmızı şarap. Yok eğer Etienne Marcel tarafına gidersem de Hoki'de en büyük sushi tabağından söyleyeceğim :) Akşama kadar non stop yürüyüp acıkmam lazım zira akşam Diep'te çan çin çon yapılacak. Bu sefer macaronları Ladurée'den alacağım (umarım), yetişebilirsem...
13 öğle yemeğini eğer Champs Elysées'ye gidersem Pizza Pino'da yerim herhalde; önden bir carpaccio, arkadan 4 peynirli pizza, küçük kırmızı şarap. Yok eğer Etienne Marcel tarafına gidersem de Hoki'de en büyük sushi tabağından söyleyeceğim :) Akşama kadar non stop yürüyüp acıkmam lazım zira akşam Diep'te çan çin çon yapılacak. Bu sefer macaronları Ladurée'den alacağım (umarım), yetişebilirsem...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

